Arkadaşlar Oyunu kısaca açıklamak gerekirse kendinize 17 yaşında bir futbolcu Yaratıyorsunuz ve onu istediğiniz şekilde yönetiyorsunuz grafik açısından pek kuvvetli olmayan bu oyun gerçek hayattan bazı özel zevkleride bulundrumaktadır(At yarışı oynama vs.vs) gibi.Oyunun grafiklerinin kötü olması onu oynanabilirlik açısından kötü kılmaya yetmemiş aksine sürükleyici yönünü ortaya çıkarmış Oyunda türkiye ligi bile var...Küçük Bir İpucu:Oyuna 2. ligden başlarsanız daha çok forma şansı bulursunuz vede ileride daha çok transfer teklifi alırsınız
Not:Rar dosyası şifrelidir Oyunun Rar şifresi yorum yazan herkese istemeden gönderilecektir...Not2:Sadece Link AlıntıdırOyunu kurup açtıktan sonra play diyin vede oyuncuyu oluştururken serialde verdiğim kişinin ismini yazın sonra yukarda registrationdan enter code ye tıklayın verdiğim seriali girin artık full
Açıklama : masa üstüne yeni bir klasör açın Partları İçine atın winrar lı dosyaya sağ tıklayın çıkart Deyin. fifa 08 adlı dosyaya Çift Tiklayın çıkart diyin.. Açılan dosyaların içindeki setuplara tıklayın çıkan sorulara evet diyin oyunun simgesine tıklayın ve oynayın..
Transformers ismini duymayanımız oldukça azdır herhalde. Birçoğumuzun çocukluk yıllarında var olmuş ve günümüze kadar ulaşmayı başarmış olan robotlar ilk olarak Çizgi-roman, sonra oyuncak maketler, çizgi film derken bu kez de ortaya büyük bir sinema filmi projesi ile çıkıyor. (Aslında yıllar önce bir sinema uyarlaması yapıldı ama neyse) Steven spielberg ve Micheal bay gibi sinemanın dev isimleri tarafından desteklenen ve çekimleri yılları bulan film projesi nihayet geçtiğimiz haftalarda izleyici ile buluşmuştu ve oldukça da büyük ilgi gördü. Günümüzün değişmez kurallarından olan “Film oyunu” kavramı Transformers için de geçerli. Zaten bir çok Marvel çizgi-roman karakterinin oyun yapım hakkını elinde bulunduran Activision, bu çizgi uyarlamada da başrolda yine. Oyunumuz, film beyazperdeye uğramadan önce Transformers severlerle buluştu. Özellikle filmden önce oyunu oynayanlar daha sonra filmle benzer sahnelerle karşılaşabilirler. Konuyu kısaca özetleyecek olursak: Sam withwicky, araba tutkunudur. İkinci el bir araba pazarından aldığı araba tüm kaderini değiştirecektir aslında; ama bunun farkında değildir.ıÜüSarı klasik Camaro yani Bumblebee, bize ilk görünen robot. Arkasından iki ırkta dünyaya iner. İstedikleri şey, yüzyıllar önce Sam’ın dedesinin keşfettiği şeyi yani Küp’ü ele geçirmektir. Özel güçlere sahip olan küp, yaydığı inanılmaz enerji sayesinde metal nesnelere hayat verebiliyor. Bunu bilen Deception’lar, Küp’ü ele geçirerek dev bir ordu kurmayı amaçlıyor. Autorobot’lar da buna engel olmak ve Deception’ları durdurmak zorundadırlar. Burada sam’in önemi ise küpe giden anahtarın dedesinin eski gözlüğünde olması ve bu gözlüğünde sam’de olması. Uzay teması hakim bir ana menü bulunuyor oyunda. Bana ilk görüşte biraz Doom3′ü anımsattı. İlk baktığımızda en dikkat çekici başlık : BONUS bölümü oluyor. Karakterler, yüzlerce resim, videolar gibi ekstralar hoş bir özellik olarak eklenmiş; ama bunları hemen göremiyoruz. Nedenini ilerleyen satırlarda açıklayacağım. Uzatmadan oyuna girmek için “new game” dedikten sonra önümüze iki seçenek çıkıyor. AUTOBOT ve DECEPTION. Bilenler bilir. Transformers’te bu iki farklı ırk arasında sürekli rekabet olmuştur. İlk ırk yani autobot’lar kısaca iyi taraf. Bu başlığı seçersek amacımız kayıp küp’ü, Kötü ırka kaptırmamak ve yok etmek. Akabinde Dünyayı kurtarmak. Bu camping’i seçtiğiniz taktirde filmin ana temasını az çok oynamış olacaksınız. Deception’lar ise Küp’ü bulmak ve bunun için önüne geleni yoketmekten geri kalmayan bir ırk. Bu ırkı seçtiğiniz takdirde alternatif bir senaryo oynayacaksınız bir bakıma. Oyuna girdiğimizde ilk dikkat çeken haritalar. Önümüzde oldukça geniş bir şehir haritası bulunuyor. İstediğimiz yere gidebiliyor, binalara tırmanabiliyoruz. Ortalığı dağıtmakta üzerimize yok. Öyleki trafikte seyreden araçları kaldırıp, ağaçları yerinden söküp fırlatabiliyoruz. Çevre ile etkileşim içersindeyiz yani çevredeki her unsur hem yardımcımız hemde düşmanımız olabiliyor. Trafikte veya normal esnada ani değişimler yaparak robot’tan arabaya aynı şekilde tam tersine dönebiliyoruz. Oyunun en güzel yanlarında biri bu bence. Trafikte araç olarak ilerlerken gitmemiz gereken yere daha kısa yoldan ilerlemek istiyorsak virajlarla uğraşmak yerine ani bir dönüşüm ile binaların üzerinden, köprülerden istediğimiz yere varıyoruz. Bu yöntem çok eğlenceli ve farklı alternatifler sunuyor oyunculara. Yıkılıp deforme olan çevreler ise görülmeye değer. Tam anlamıyla kaos ortamını andırıyorlar. Fizikler üzerinde iyi çalışılmış belliki. Oyunda genellikle yapacağımız görevler, bir yeri koru, yok et, vur ilerle mantığı ile ilerliyor. Bölümleri geçtikte puanlar topluyoruz ve farklı robotları yönetme hakkı kazanıyoruz. Her bölüm başı ve sonunda sinematik videolar karşılıyor bizi. Çeşitli karakterlerle oyuna devam etmek bir diğer güzel yön. Optimus prime, Megatron,Bumblebee, Jazz, İronside bu karakterlerden başlıcaları ve hepsinin kendilerine has özellikleri var. Yapacak yeni görevler haritada fosfor yeşili olarak gösteriliyor ve tamamladığımız görevler soluk sarı olarak gösteriliyor. Böylece yapılmış ve yapılacak görevler belli oluyor. Yapmış olduğumuz görevleri tekrar oynayabileceğimiz gibi oyunda senaryoya bağlı kalmak istemeyenler için küçük görevler de bulunuyor. Bunları yaparak kazanacağımız puanlar ve oyun ilerleyişimize göre bonus bölümünden materyaller açılmaya başlıyor. Biraz da sistemsel özelliklere baktığımızda, Grafikler güzel. Özellikle robotların tasarımları hele hele dönüşürlerken ki ortaya çıkan görsel tablo oldukça hoş. Işıklandırma ve çevre tasarımları da gayet başarılı. Seslendirme kadrosunda ise film ekibi bulunuyor. Kontroller ise bekleneni veremiyor ne yazıkki. Çeşitli kamera açıları sorun olabiliyor, araba kullanmak tam bir işkenceye dönüşebilir. Ek olarak arabalarda nos’da bulunuyor. Böylece sınırlı bir zamanda gitmemiz gereken bir yere daha hızlı ulaşabiliyoruz. Bu oyun aynı zamanda size güzel yarış deneyimleri de yaşatabilir. Sonuç olarak, Activision’un son yıllarda çıkarmış olduğu en iyi film oyunu olmuş Transformers the game. Eğlencesi ve görselliği ile tüm Transformers severlere hitap eden bir yapım. Oyun kıtlığının yaşandığı bu dönemde Transformers kaçırılmayacak bir fırsat.
GTR 2 : FIA GT RACING GAMEYükleyen : lutadorRar Şifresi : lutadorCrack : MevcutSerial : Gerek yokDosya Türü : Rar ( Sanal Sürücü )Not : Herhangi bir sanal sürücü ile açabilirsiniz...!!! Örn; Power Iso , Daemon Tools vs.Crack : http://rapidshare.com/files/52098782...by_lutador.rar
( Alttaki inceleme yazısının tamamı / devamı... Alıntı : TrGamer - Doğcan Bıçakçı )Minimum Sistem : 1.8 GHz Intel Pentium IV veya dengi, 512 MB RAM, 64 MB DX 8.1 Destekli Ekran Kartı, 400 MB HDD AlanıPlatform : PC - DVDYapımcı : 10tacle StudiosYayıncı : SimBin Development TeamTürü : YarışÇıkış Tarihi : 2006 YazEvime geliyorum. Kapımın kilidini açtım. Anahtarı çevirirken inceleyeceğim yeni bir yapıtın altından nasıl kalkacağımı düşünüyordum. Odama girdim. Camı kapalı tuttuğumdan bilgisayarımın kasasının yol açtığı sıcaklık yüzüme vurdu. 6 adet fan, güçlü bir pc ve kapalı bir oda. Her zamanki sakinlikle anahtarımı karışık duran masama fırlattım. Bir sürü fatura, belge, dergi, bilimum pil, kalem ve disk çeşidiyle göz göze geldim ve diğer masamın, bilgisayarımın üzerinde duran PC'me baktım. Herşey normal görünüyordu. Modem ışıkları flip flopluyor, hdd ışığı çılgın gibi yanıyordu. Hala devam eden indirmelerin işareti. İnceleyeceğim oyun GTR2 idi. Dolayısıyla gözüm hemen yatağımın kenarındaki Sidewinder ForceFeedback Wheel'e gitti. Onunla öyle çok kapışmalar yapmıştım ki. Sahneler gözümün önünde çok hızlı bir slide show şeklinde aktı. Kafa kafaya girilen finish düzlükleri, son turda atılan spinler, yan masada kendi direksonunu sallayan arkadaşa ettiğim laflar, online yarışlar. Artık zamanı gelmişti. Yeni bir oyun, yeni bir öğrenim süreci, yeni heyecan ve yeni tat.Oyunu yükledim, gayet hızlı bir şekilde ve hışımla. Bu arada kahvenin suyu da kaynıyordu hani. Hemen masamın üstündekileri bir kol savurmasıyla diğer masaya sürükledim(ya da fırlattım). Direksiyonu masaya monte ettim. Uzun bir yolculuktan sonra eve gelmiştim, direksiyonu daha da uzun bir süredir kullanmamıştım. Tozluydu. Tozunu elimle sıyırdım ve bir kaç hareketle elimide temizledim. Oyunu açtım. Oyunun grafik motoruyla yapılmış, yarış görüntülerinden oluşan bir dizi video beni karşıladı. Biraz izledikten sonra sıkıldım ve geçtim. Ne de olsa zaten oyunu oynamayacak mıydım?Menü gayet anlaşılır ve sade. Oyunun kapsadığı tüm modları görebiliyoruz. Sürücü okulu, alıştırma, şampiyona, haftasonu yarışı (yarışını yap ve git modu yani), 24 saat yarışları ve multiplayer seçeneği. Menünün alt kısmında direk özellikler sekmesi dağıtılmış bir şekilde kontroller, grafikler, oynanış sekmelerine gidebiliyoruz. Bir çok oyuncu arkadaşım belki menülerin çatafatlı olmamasından yakınabilir. Fakat simulasyon oyunlarında bir sürü seçenek olduğundan çok daha sıradan ve gözü yormayan, hızlı bir arabirim gerektiğinden ben gayet taktir ettim. Birşey hariç, oynanış ve video seçenekleri fazlaca karışık. Gruplandırma azıcık özensizce yapılmış. Ama yinede istediğinizi istediğiniz yerde bulmanız olası.Haftasonu yarışları bilindik şeyleri içeriyor. Alıştırma, sıralama ve sonra yarış. Bunların tümünün saatini ve zamanını ayarlayabiliyoruz. İstersek alıştırma veya sıralama turlarına girmeden direk yarışa başlayabiliyoruz. Yarışa başlamadan önce ayarlarda, 1 ısınma turu atıp gidiş halinde yarışa başlamak veya direk durarak start almak arasında seçim bile yapabiliyoruz. Artık diğer detayları siz düşünün. 24 saat yarış bölümünde ise yine benzer bir arabirim var. 24 saat yarışın zamanını istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz. İsterseniz 24 dakika, isterseniz bir kaç saat, ve en zorlusu; 24 saat. Yanınızda yiyecek içecek birşeyler bulundurmanızı tavsiye ederim, eğer böyle bir delilik yaparsanız .Şampiyona seçeneğinde FIA'in yasal 2003 ve 2004teki tüm arabalarını kullanabiliyoruz. (Tüm yarış seçenekleri dahil) İsterseniz tüm yarış gruplarından, isterseniz bir araba markasından, isterseniz klansmana göre araba seçebilir, yarışınıza araba katabilirsiniz. Yarış seçerken yukarıdan istediğimiz pisti ve istediğimiz arabaları seçebiliyoruz. Oyunda bir çok GT sınıfından araba bulunmakta. Porsche'den Ferrari'ye, TVR'dan efsanevi Lister'a kadar bir çok model bulunmakta. Arabamızı seçerken hem showroom'da görünüşüne göz atabiliyor, hemde teknik özelliklerine göz atabiliyoruz. Her arabanın gayet detaylı bir sayfasını görmek mümkün.Oyunun içerdiği pistler hem çok sayıda hemde çok güzel tasarlanmış. Gayet detaylı. Daha doğrusu, olması gerektiği gibi. Fazla söze gerek yok. Grafik konusunda çok çok iddialı olmadığı için benden gayet güzel bir not aldı. Parlamalar yerli yerinde, araba ve pist tasarımları gerçekten güzel. Çoğu oyunda mükemmel tasarlanan arabalar aslında kusurludur. Bu konuda GTR2 bir adım önde diyebiliriz. Showroomda dikkatle bakarsanız eğer arabaların kaportalarında, belli yerlerde ufak pislikler görebilmek mümkün. Beni benden alan şeylerden biride bu oldu. Ne öyle cilalanmış parlatılmış, el k gül k kullanılmış arabalar!